Bilimsel Düşünme Yapısı

“Bilimsel Düşünce Sistemi” “Bilimsel Metot”tan çok daha önemlidir!!!

Bir çok bilim sınıflarında “Bilimsel Metot” asıl ana plan olarak bilim adamlarının anlayışını kolaylaştıran öğe olarak öğrencilere gösterilmektedir. Bilim adamları tarih boyunca amaçlarına bir çok yol ile ulaştılar , her zaman belirli bir aynı metot kullanmadan. İlgi çekici olarak, ne zaman bilim adamları bilimsel metodu kullandıklarında,  bunu adım adım okulların öğretmeye çalıştığı şekilde nadiren kullanmışlardır.

Aşağıdaki ders, bilim adamlarının tarihsel durum çalışmalarını tanıtmaktadır. Durum çalışmaları belirli genel karakteristik özellikleri olan belirli genişliklerde metotları zamanla açığa çıkarmıştır. Bu tip çalışmaları ve yönelimleri bilirsek bu bize bilim sınıflarında yardım edebilir. Bu ders öğrencileri bilim adamlarının bağlı olduğu soruşturmanın tipini analiz etmelerine davet etmekte ve daha sonra kendilerinin bilimsel düşüncelerinin ne anlamda olduğunu yansıtabilecektir. Ders, bilim insanlarının düşünme sistemlerindeki kalıpları öğrencileri cesaretlendirip tanımlamaları yerine,  öğrenmeye inşa edici bir yaklaşım sunar. Öğrencileri kendi kalıp düşünce sistemlerini tanımlamaları konusunda cesaretlendirmektedir.

Bilim Adamlarının  “KEŞİF-KAŞİFLİK “ yolundaki Kalıpları

Ne gibi kalıpları öğrenciler bulabilir? Bilim adamlarındaki genel çoğunluktaki yönelimler şu şekildedir. Yaratıcı ve Kritik Düşünme, Yüksek Miktarda Dosyalama, Güçlü Gözlem Yetenekleri, Bilgi Sentezi ve Diğer İnsanlar ile Güçlü Birliktelik, Şans Eserinin Anavtanjlarından Yararlanma, Teknoloji ve Kaynakların Kullanımı. Bu kalıplar aşağıda açıklanacaktır

1. Yaratıcı Ve Kritik Düşünme:

Bu yeni fikirler ile gelebilme, kapsam dışı düşünebilme, hayal gücünü mantık ile bağlayabilme, ve bu fikirleri diğer insanlar ile iletişime sokma. Bir çok zaman bu fikirler egemen inanç sistemine karşı olan fikirler olur.

Örnekler:

Sir. Isaac Newton: (1643-1727): Hareket kanunu ve evrensel yerçekimi fiziksel prensipleri. Galileo’nun ve Copernicus’un  Evren Doğası üzerinde erken fikirleri üzerine inşa etmekten ziyade, Newton kendisinin yerçekimi kanunu ispatlamak mücadelesi ile yüzleşmiştir. O daha gelişmiş matematik konseptlerine ihtiyaç duymuştur ve bunlar henüz var olmamıştı, bu yüzden Calculus ‘u icat etti ve bu konular ile ilgilenmeye başladı. Onun fikirleri çok önemli kitabı PRINCIPIA’da yer almıştır.

Albert Einstein: (1879-1955): (Görecelilik Teorisi): Einstein çocukça hayal gücüne güçlü bir şekilde inandı.  Onun bir sözü şu şekildedir. “Ne zaman kendimin ve düşüncelerimin metodlarını incelediğim zaman, pozitif bilgiyi emen yeteneğimden ziyade  fantezi hediyesinin daha anlamlı olduğu sonuca varmaktayım. (Atlantic aylık 1945). “Bilimsel buluş süreci, muhteşemlikten süreklice bir uçuştur.” “Hayal gücümden özgürce çizebilecek kadar sanatçıyım” “Hayal gücü bilgiden çok daha önemlidir.” “Bilgi kısıtlıdır, hayal gücü dünyayı kapsamaktadır.” ( Cumartesi Akşamı Yazısı: 26.Ekim.1929)

2. Çok Miktarda Dökümantasyon:

Bir çok bilim adamı ayrıntılı defterler, çizimler ve yorum, öneri, ve fikirlerinin, derslerinin, deneylerinin revizyonunu ayrıntılı tutmaktadır. Dökümantasyon onlara düşünme sistemlerini kağıda indirmeleri konusunda yardım etmekte olan bir anlamdır. Onların, diğer insanların göremedikleri ve fark edemedikleri kalıpları görmelerini sağlamaktadır.

Örnek:

Leonardo Da Vinci: (1452-1519): Bir çok resim ve icat ki bunlar: uçan makine için planlar, helikopter, paraşüt, bisiklet, hidrolik kriko, şnorkel, dünyanın ilk dönen sahnesi, zırhlı tank, havan topu, denizaltı, karşılaştırılabilir anatomi, jeotropizma, fosilizasyon, optik ve mekanikte bir çok dönüm noktası. O 6000 sayfalık aynalı el yazmasına ve karmaşık çizimlere sahipti. O yaratılışı ve yaratıcılığı anlamak için çizmenin anahtar bir özellik olduğuna inanmıştı. O stabil olarak defterlerine ekleme yapıyordu ve ilk olarak perspektiflerin tekniklerini ve kesit çizimlerini işliyordu.

3. Yüksek Gözlem Gücü:

Bir çok bilim adamının detaylara dikkati ve araştırmaları değerlendirmesi konuları anlamalarını sağlamak noktasında yıllarca araştırmayı kapsayabilmektedir.

Örnek:

Arno Penzias (1933) ve Robert Wilson (1936) ( Mikrodalga arka plan ışıması kainat boyunca yaratılmştır) New Jersey’de Bell Laboratuvarlarında 1964’te çalışırken , Penzias ve Wilson bir radyo anteni ile sinyallere bakıyorlardı. Uzağa gitmeyen bir takım arka plan seslerini sinyalde buldular. Dikkatli araştırmalar sonucunda, aygıtta güvercinler bulmuş olsalarda, hala daha sesi işitebiliyor ve bunun uzaydan geldiğine inandılar. Yankı mikrodalga ışıması idi. Bilim adamları şu an kainat konusuna artık bu buluş ile daha fazla bilgiye sahip olmuştur.

4. Bilgi Sentezi ve Diğer İnsanlar ile Güçlü Birliktelikler:

Bilim adamları sıklıkla iş ortamında araştırarak ve bunu sentezleyerek fikirlerini desteklerler. Bilim adamları birlikte çalışırlar, diğerlerinin fikirlerine açıktırlar ve iş arkadaşları ile etkili bir şekilde iletişim kurmaktadırlar.

Örnek:

Sir Isaac Newton: (1643-1727) : Newton, Galileo’nun daha önceli gözlemlerine bağlı olarak inşa etti. Evrensel Yer Çekimi kanununu  Robert Hooke ile , ve eliptik yörüngeleri de Edmund Halley ile karşılık vermiştir.

5. Şans Eserinden Avantaj Sağlama: Bir çok buluş, bilim adamları bir konuyu araştırırken olmuştur, bu bazen kazayla ve bazen de belirli bir takım deneylerin sürpriz sonuçları sonrasında ortaya çıkmıştır. Her bilim alanı kontrollü deneyler ile araştırılmamıştır.

Archimedes: (287 B.C. – 212 B.C) Arşimedin EURAKA olayını duymayanınız kalmamıştır sanırsam. Bu bir şans eser bir olaydır.

6. Teknoloji ve Kaynakların Kullanımı:

Bu bilim adamları zamanında var olan teknikleri kullanmıştır ve ne oluşacağı konusunda vizyona sahiptirler. Bir çoğu deneyselliği ve araştırmayı hızlandıran ortamlar deneylemişlerdir. Genellikle paraya ulaşabilen patronlara , laboratuvar ortamlarına ya da universite ortamlarına sahiptirler.

Örnek:

Thomas Edison: (1847-1931) :  Edison sürekli soruşturma deneyleyerek 1093 patenti kayıt ettirmiştir. Menlo Park, New Jersey de bir araştırma ve geliştirme merkezi kurmuştur. Onun sanal sağırlığı arkadaşlarına göre daha az dikkat kaybını sağlıyordu. Öğrenme konusunda sıkı takipçi bir insandı.

Kaynak: https://www.cfa.harvard.edu/smg/Website/UCP/pdfs/NatureofScienceUnit.pdf

By admin

I am a mechanical engineer, entrepreneur and researcher in some technical engineering and programming fields

You cannot copy content of this page
RSS
Follow by Email
Share
%d bloggers like this: